1) Genel olarak
Çatı konstrüksiyonu her şeyden önce kendini, örtü tabakasını, rüzgar, yağmur ve kar yüklerini taşıyabilecek sağlamlıkta olmalıdır. Çatı konstrüksiyonu mertek ve çıtalardan oluşmaktadır.
Çıtaların kalınlığı, mertek aralıklarına göre değişmekle birlikte, genellikle 1 metreye kadar olan mertek aralıklarında, kesitleri 40/60 mm olan çıtalar kullanılmaktadır. Çıta aralıkları, çatının eğimine, rüzgar etkenine, ve kamış türüne göre kararlaştırılmalıdır.
Saçak bölgesindeki ilk iki çıta aralığı genellikle 10 cm olmaktadır. Kamışlar çatı konstrüksiyonuna en az iki yerinden sabitleştirilerek örtüldüğünden kısa kamışlarda çıta aralığı uzun kamışlara göre daha az olmalıdır. 60 dereceye kadar meyilli çatılarda çıta aralıkları en fazla 0,35 m olurken, 60 dereceyi aşan meyillerde çıta aralıkları 0,30 m yi aşmamalıdır.
Diğer önemli bir konu ise, kamış çatıların en az 45o meyilli olmalarıdır.
2) Çatı Eğimi
Çatı ne kadar dik olursa, yağan yağmurun çatıda yüzeysel akışa geçme hızı ve dolayısıyla çatının tekrar kuruması hızı o oranda artmaktadır.
Kamış Çatı ne oranda kuru olursa, o oranda ömrü artmaktadır.
25o Çatı Eğimi => 15 yıla kadar
30o Çatı Eğimi => 10 – 20 yıl kadar
45o Çatı Eğimi => 25 – 45 yıl kadar
50o Çatı Eğimi => 45 yıl ve üzeri
(Kaynak : Vakfederatie Rietdakkers ,www.riet.com

Çatı eğimi 550 – 600 ki bu özellik çatının ömrünü pozitif olarak etkilemektedir

Aşırı geniş açıya sahip bir çatı

Aşırı geniş açılı çatının 6 sene sonraki kullanılamaz hali
3) Dereler
Kamış Çatıdaki dereler potansiyel problem bölgeleridir. Eğer tasarımda özellikle öngörülmüşler ise, ömrü en azından 12 – 15 yıl arasında olacak şekilde özel tedbirler alınmalıdır. Alternatif tedbirlerle dere ömürleri daha uzun olmaktadır.
4) Kamış Çatı Pencereleri
Kamış çatı pencerelerinin birbirleri veya dereler ile olan aralıkları, arada kalan yüzeyin sürekli nem yüküne maruz kalmayı önleyecek şekilde geniş olmalı.
Aşağıdaki resimde, kamış çatı pencerelerinin oluşturduğu derelerin birbirine çok yakın olması nedeniyle iki dere arasında kalan çatı yüzeyi sürekli nem yüküne maruz kalmakta ve bu alanda çatı ömrüne negatif yönde etki yapmakta.
Sorun: Su, derelerden adeta huni şeklinde akmakta, dolayısıyla sürekli nem yükü artmaktadır. | ![]() |
Pencerelerin üstündeki kamış çatının açısı, bu alandaki çatının ömrünü yakından etkilemekte ve tüzüğe göre en az 380 olmalıdır. Pencerenin üzerindeki çatı eğiminin daha az olması durumunda, yağmur suları gereken hızda yüzeysel akışa geçememekte ve çatı örtüsü içine doğru daha derinlere girmekte ve sürekli nem yükünü arttırmaktadır
5) Kamış Sapının Eğimi
Kamış örtü içindeki her bir kamış sapının yatayla yaptığı açı (sap eğimi), kamış sapının uzunluğu ile kamış çatı örtüsünün kalınlığı arsındaki ilişkiye göre değişmektedir. Kamış saplarının eğimi 30o ‘nin altında olmamalıdır.
Eğer sapların eğimi 30o ‘nin altına düşerse, eriyen kar suları ve yağmur suları saptan sapa damlayarak yüzeysel akışa geçmekte zorlanacak ve bu sular çatı örtü derinliğine doğru girmeye başlayacaktır.

Örtü kalınlığı arttıkça, uzunluğu aynı olan kamış saplarının eğimi azalmaktadır.
İki önemli hata : 1. Pencere üstündeki çatı eğimi küçük tasarlanmış 2. Üst tarafta kısa kamış kullanılmış Sonuç: Kamış sapları neredeyse yatay konumdadır.Bu durumda su içeri sızar ve sürekli rutubetlenmeye yol açar. | ![]() |
Çatı eğimi 45o ’den büyük olsada, Sapların eğimi sadece 12o dir, 30o olması tavsiye edilir. Netice: Sürekli nem yükü nedeniyle erken aşınma | ![]() |
Mahya, kamış çatının en üst noktası olma özelliğinden dolayı, hava şartlarına en fazla maruz kalmakta ve son derece titiz bir ustalıkla örülmesi gerekmektedir.
Çatı mahyasında kullanılacak malzemeye tasarım aşmasında karar verilmelidir ve çatının ahşap konstrüksiyonu karar verilen mahya çeşidine gör yapılmalıdır.
Kamış Tepe Mahyası:
Kamış mahya da özellikle sağlıklı ve eğilmeye müsait kamışlar kullanılmaktadır. Hakim rüzgar (ve dolayısıyla yağmur) yönündeki Alt ahşap konstrüksiyondaki son mertek mahyaya 5 cm mesafede iken karşı tarafta 15 cm mesafededir.
Çatının mahya bölgesinde rüzgâralan tarafı ile rüzgâr almayan tarafındaki kamışların uç kısımları kesilmeden karşı tarafa gelecek şekilde bükülür ve bu tabakalar sıkıca iç içe geçirilir. Son olarak hakim rüzgar yönündeki yüzey, karşı taraftaki yüzeyin üzerinde mahyada buluşur.
Diğer bir kamış mahya çeşidinde ise, çatının karşılıklı yüzeylerinin uç noktaları aynı yükseklikte sıkıca birleştirilir ve ustalıkla yuvarlak şekil de mahya haline getirilir.
Funda (Çalılık Otu) Tepe Mahyaları :
Funda-Çalılık otu mahyası, genellikle çalılık otlarından yapılır. Bazı bölgelerde ise; karışık ot, deniz çimi veya ayrık otu da kullanılmaktadır.
Bu mahya çeşidinde, çatının ahşap konstrüksiyonundaki mahya lataları en üstte birbirlerine temas edecek şekilde yapılır.
Yüzeyler kamış ile mahyaya kadar normal örülür. Akabinde, altına bir örtü tabakası konularak yaklaşık 30 cm kalınlığındaki çalılıktan oluşan ve özel bir yöntemle yapılan mahya oluşturulur. Mahyanın çalılıkla yapımında iki yöntem vardır;
ya ahşap konstrüksiyonun tepe noktasına yaklaşık yarım metre mesafede buluna latalar aracılığı ile yada uzunlukları 0,3 – 0,6 m ve çapları 15 – 20 mm olan ve metrede 100–200 adet kullanılan ağaç kamalar ile. Bu işlem neticesinde çalılık otu mahyası için yaklaşık 100–200 ağaç iğnelerine ihtiyaç vardır. Sıkı örülmüş ve görünmeyen bir içe tel örgünün gerilmesiyle Mahya son halini almış olur.
Diğer bir varyasyonu olan “Yulaf Saplı” mahyalar genellikle Danimarka ve Kappeln bölgesinde görülmektedir. Yulaf Sapı olağanüstü dayanıklılığından dolayı kullanılmaktadır ve çatıda uygulama yöntemi diğer çalılık otlu mahyaların yöntemi ile benzerlik gösterir.
Köklü Bitki Tepe Mahyaları :
Köklü bitki mahyaları ikiye ayrılırlar;
Ot Kökü (Çim) Mahyaları ve Çalı Otu Kökü Mahyaları olarak.
Diğer Tepe Mahyalar :
Saç, Bakır veya Kiremit gibi diğer çatı örtü malzemeleri de kamış çatıların mahyasında kullanılabilir.
Bu tür mahyalarda, çatı tamamen kamışla örtüldükten sonra çatının en üstünde mahyayı oluşturacak ikinci bir ahşap konstrüksiyon uygulanır ve çatının nihai mahyası yapılır.